buraya baksınlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
cesarete çok benzer bir şey
bütün her şeyden önce ve en önemlisi PRIDE AYIMIZ KUTLU OLSUN!🌈
"bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!"
selam,
öncelikle
blogumu okumanızı bana belli etmenizden bu kadar mutlu olacağımı bilmiyordum. daha
önce blogumda yazdığım bir şeyden bahsettiğimde zaten biliyor olduğunuzu saklamaya
çalışırken ortaya çıkan suratınızdaki o çekingen gülümseme ve ışıltılı bakış
çok şeker. bu ifadeyi her gördüğümde de sizi rahatlatmak adına evet blogumda da
yazmıştım demenin aramıza getirdiği oyuna da ayrıca bayılıyorum. teşekkür
ederim belli etmeden duramadığınız ve bununla savaşmaya çalıştığınız için. ve
blogum olmasını kötü bir özelliğim olarak saymayı kabul etmeyeceğim??
son
zamanlarda kendimi genellikle iyi şeyler hissederken buluyorum (tahtayavurdiliniısır).
her ne kadar andan çıkmamaya gayret etsem de içimde beni köşelere sıkıştıran,
üstümde çoğalan hisler olmadan kolayca var olduğumu ve hayatımdan keyif aldığımı
fark edince üzerine düşünmeden edemiyorum. ne kadar şanslı hissettiğimi
anlatamam. ama bunun için çabalamadığımı söylesem büyük bir yalan olur. biraz
doğru zamanda doğru yerde olacak kadar şanslı olmak, biraz da doğru zamandan ve
doğru yerden kaçmamaya çabalamak bence.
bu çabasız
huzura duyduğum minnet bir kenarda, yalnızca iyi şeyler hissedebilmenin bile
benim için ne kadar kıymetli olduğunu bilemezsiniz. dün notlarımı karıştırırken
üç dört ay önce yazdığım bir yazıyla karşılaştım. bunu yapmalı mıyım ve bundan
pişman olacak mıyım bilmiyorum. ama sanırım bazen en dipte olabildiğimizi ve
bunun bir sonu olduğunu hatırlamak gerekiyor. ve dostlarımıza hatırlatmak belki
de:
hiç
böyle hissetmemiştim. bugüne kadar ne kadar kötü de hissetsem hep bir gün
geçeceğini, bir gün canımın daha az acıyacağını biliyordum. o zaman bunu
düşünmeye sinir oluyordum bir gün geçecek ama şu an çok acıyor diye. ama bir
gün daha az acıyacaktı. şu an hissettiğim şeyin geçip geçmeyen bir şey olduğunu
bilmiyorum. geçecek bir şey değil gibi. üzgün hissetmiyorum aslında tam olarak.
her zaman tam göğsümde içeride orayı kazıyan bir şey var sanki. ama buna
üzgünlük denir mi emin değilim. azalma ya da artma özelliği olan bir şey değil
gibi. her şeyi yitirince hiçbir şey kalmıyor geriye. hiçbir şeyin de bir önemi
yok gibi zaten.
-burada
yitirdiğim şeylerden bahsetmişim-
yitirmek
böyle söylendi bence ilk kez. bundan bir süre* öncesinde kadar dünyanın sonu
değil lafı çok klişe gelirdi bana. dünyanın sonu değil? okay? sonra*, gerçekten
hissettim anlatmaya çalıştığı şeyi. evet, dünyanın sonu değil dedim. çok canım
acıyor, çok üzülüyorum, çok mutsuzum. ama hepsi dinecek bir gün, bitecek,
geçecek. dünyanın sonu değil. ancak şu an bu cümle bana iyi bir şey anlatmıyor.
artık dünyanın sonu olmaması fikri iyi gelmiyor bana. belki sonunda bir umut
vardır hatta. bulunduğum yerden başka bir yere giden bir yol var mı bilmiyorum.
bir şey beni alıp buraya ışınladı, o kadar. geliş ya da gidiş için yol yok.
hissettiğim şeyin bir kürü yok.
-burada
umut ettiğim şeylerden bahsetmişim-
onlar
olur elbet, ben olur muyum onu bilmiyorum. ben oraya ait miyim. o hikaye bana
göre mi. hiçbir şey beni daha mutlu, daha az mutlu, daha üzgün, daha az üzgün
falan yapmıyor. içimdeki şey ne daha çok oluyor ne daha az. fark etmiyor hiçbir
şey. hiçbir şey beni kendi içimden atamıyor. hiçbir yerde bir yerim yok. hiçbir
anlama gelmemek gibi. evimi bulmak için boyuna koşuyorum da duracak bir yer yok
gibi. her şey gibi. hiçbir şey tam anlamında değil.
-bitirirken
de hiçbir şey vadetmediğimi biraz daha romantik bir şekilde ifade etmişim-
(sansürlemeden paylaşamadım kusura bakmayın bu blog benim diye hislerimi paylaşmaktan utanmayı bıraktığımı düşünmediniz umarım)
bu kişi benim
güncel bir versiyonum değil ama daha önce var olduğuna tanıklık ettiğim biri. nasıl
hissettiğimi ve neden böyle hissettiğimi hatırlıyorum tabii ki ama artık bu
hislerin bir karşılığı yok bende. bir de dış etkenlerle yaşasak bile her şeyin
yeri içimizde olduğu için orayı düzenlemeyi öğrendim. en azından gücümü buna
harcıyorum. bir de çoook konuşmaya ama bu konudan bağımsız ben her zaman çok
konuşuyorum.
neyse geçiyor
demeye çalışıyorum yani. henüz geçmemişken bunu bilmek ne kadar sinir ediyorsa
gerçekten o kadar geçiyor. geçip gitmiyor da dönüşüyor gibi daha çok. çünkü hâlâ
hiçbir şey beni kendi içimden atamıyor. sadece artık bunu beklememeyi öğrendim.
her şey yeterince zorken, ki hayat çoğu zaman buna yakın bir şeydir, kendim
için daha fazla zorlaştırmamayı ve zorun peşinden koşmamayı. olmaya gönlü olan
şeylerin ne kadar kolayca olduğunu fark ettiğimde aklım durmuştu.
YA bu
kadar intimate bir şeyi açınca biraz hata verdim de kısaca ne demek istiyorum
biliyor musunuz ne olur kendinize yeni yeni savaşlar açmayın hallederiz hepsini ben
var ya saatlerce konuşabilirim herkesle nutkunuz tutulur.
kendiyle
savaşmamayı öğrenene kadar kendine yenilmeye devam eden herkes için,
hep bir
ağızdan,
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Popüler Yayınlar
ama yine de yuva arar insan
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Bir şeylerin zor olmayabileceğini, kendiliğinden güzel olabileceğini o kadar unutmuştum ki. olmaya gönlü olan şeylerin güzelliğini hiç hissetmediğim için değil ama bir süre sonra, bir kere daha duymaya ihtiyacım varmış. uzun zaman sonra belki de. teşekkürler.
YanıtlaSilsonra biraz daha düşündüm, zorluklarla güzel olan şeyler aslında bu zorluklara rağmen orada olan kişiler yüzünden güzel. zorlukla birlikte var olanlar güzel kılıyor bazı şeyleri. doğru zamanda doğru yerde olmak kendiliğinden olan kısmı gibi, senden ve emekten bağımsız, kolaysı. oradan kaçmamak ise işte zor ve bazı insanlar bunu yapmamayı tercih ediyor. çok değerli.
bir de şunu fark ettim az önce,
yüzümü yıkarken fark ettim aslında havalar ısınıyor, bundan sonra havalar ısınır çünkü. sadece bunu unutmamak lazım bazen.
mayıs çok güzel şeylerin öncesi gibiydi biz de mayısın sonrasındayız özgür
Sil